2011 veri ihlalleri yılı oldu

2011 yılı sadece Trend Micro için değil, bütün güvenlik endüstrisi ve siber suçla savaşan yasa yürütücüler için mücadele ve kazançla dolu bir yıl oldu. Gerçekleşen öngörülerimizden birinde belirttiğimiz gibi 2011, “Veri İhlalleri Yılı” unvanını kazandı. Bu paralelde, dünya çapında pek çok organizasyonun gerçekleşen ihlal saldırıları karşısında çaresiz kaldığına ve kaybettiğine şahit olduk. Bu durum bize yeni dijital paranın veri olduğunu gösterdi.

Tabii ki yeni yılda gelişebilecek tehditlere karşı hazırlıklarımız sürüyor. Bununla birlikte isterseniz şimdi gerçekleşen 2011 yılı öngörülerimize ve Trend Micro olarak güvenlik endüstrisinin siber suçlarla bitmeyen savaşında kazandığı zaferlere nasıl katkıda bulunduğumuza bir bakalım.

Öngördüğümüz

Gerçekleşen

Daha fazla hedefe odaklı ve siber casusluğa dayalı saldırılar göreceğiz.

Öngördüğümüz gibi dünya çapında çok sayıda organizasyon saldırıların hedefi oldu ve bu saldırılar onlara pahalıya patladı. RSA ve Sony PlayStation (2011’deki en büyük iki hedef) milyonlarca müşterinin verisini kaybetti ve bu durumdan doğan zararı gidermek adına çok büyük paralar harcamak zorunda kaldı.

Mobil cihazları hedefleyen daha fazla saldırı göreceğiz.

Android bazlı zararlı yazılım hacmindeki hızlı büyüme, mobil tehdit alanının olgunlaşmasını sağladı. RuFraud ve DroidDreamLight sürümleri sayesinde, trojanlar ve diğer zararlı Android uygulamaları sadece üçüncü parti uygulama mağazalarına girmekle kalmadı, Android Market platformuna da girdi.

Daha akıllı hale gelen zararlı yazılım kampanyaları göreceğiz.

Siber suçlular, sosyal mühendislik hilelerini ve inovatif yöntemleri kullanarak ilginin her geçen gün daha da arttığı sosyal ağlarda daha fazla spam ve sahtekarlık uygulamasına imza attı. Binlerce sosyal medya kullanıcısı, gizliliklerine ve bazı zamanlar da kimliklerine mal olan çeşitli sahtekarlık yöntemlerinin ağına düştü.

Açıkların daha fazla kullanıldığını ve suiistimallerin evrildiğini göreceğiz.

Açıklardan yararlanılarak yapılan atakların sayısındaki düşüşe karşın, siber suçlular 2011’de de bu yöntemi kullanarak saldırı gerçekleştirmeyi sürdürdüler. Bu saldırıların ilk üç sıralamasında yer alan ataklar CVE-2011-3402, CVE-2011-3544 ve CVE-2011-3414) şaşılmayacak şekilde en iyi 5 üretici sırlamasında ilk üçü oluşturan Microsoft, Oracle ve Apple ürünlerini hedeflediler.

Eski zararlı yazılımların yeniden etkin olduğunu ve siber suç dünyasında birleştiğini göreceğiz.

Tehdit alanında yeni yöntemler bulunmasa da geleneksel tehditler de kullanıcıların canını yakmayı sürdürdü. Bu tekniklerin bir sona geldiği düşünüldüğü anda, geleneksel tehditler yeni ve daha iyi araçlarla donanmış şekilde durumdan habersiz kullanıcıların sistemlerini ve diğer cihazlarını enfekte etmek üzere geri geldiler.

2011’de haktivizmin bu kadar öne çıkacağını öngörmememize rağmen, AntiSec ve LulzSec’in çeşitli kurumlara karşı tehdit yaratan saldırılar gerçekleştirdiğine şahit olduk. Haktivist gruplar, politik konular ve benzeri başlıklar nedeniyle kullanıcılara karşı ataklarına devam ettiler.

Tabii 2011 tümüyle kötü geçen bir yıl değildi. Geçtiğimiz yıl siber suça karşı bitmeyen savaşımızda çok sayıda zafere de imza attık. Trend Micro olarak, sektörel iş ortaklarımızla ve yasa uygulayıcı otoritelerle “En büyük siber suç halkasının ele geçirilmesi” olarak kabul edilen Ghost Click operasyonunda ön plandaydık. Bireyler ve organizasyonlar bulut mimari yolculuğunda ilerledikçe, Trend Micro olarak yasa uygulayıcı siber suç savaşçıları ve güvenlik endüstrisinin işbirliğiyle, müşterilerimize bu konuda da çözümler sunmaya devam edeceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir