Tüketici Uyarlaması Dalgasını Yönlendirme

Yayınlayan Cesare Garlati (Sr. Director of Consumerization, Trend Micro)

Direnmek yerine, sahip olduğu iş potansiyelini açığa çıkarmak için, organizasyonlar tüketici uyarlamasını benimsemelidir. Bu stratejik bir yaklaşım, esnek ilkeler ve uygun güvenlik ve yönetim araçları gerektirir.

BT’nin Tüketici Uyarlaması bu on yılın en etkili teknoloji eğilimidir. Akıllı telefonlar, tabletler, Facebook, Twitter ve çok daha fazlasının hızla artan istilası ve etkisi ile boğuşmakta olan şirketler bunun fazlasıyla farkındadır. Bu “Kendi Cihazını Getir” (KCG) hareketi, 1970’li ve 1980’li yıllarda, IS departmanının delgili kartlar, teypler ya da o tarihlerdeki G/Ç birimini işleme alması için sırada beklemek yerine, verilerin derhal işleme alınabilmesi amacıyla, tablolar (Visicalc ya da sırasıyla Lotus 1-2-3 kullanarak) üzerinde çalışmak için çalışanların kendi Apple II ya da IBM bilgisayarlarını satın alıp getirdiği bilgisayarların ilk günlerine çok benzemektedir. Sonuçta, IS departmanın başındakiler direnmeyi bırakmak ve bilgisayar dalgasını kabul etmek zorunda kalmıştı ve hikayenin geri kalanını siz zaten biliyorsunuz.

Bu yeni KCG artışı beraberinde riskler de getirse de, çok sayıda şirket tüketici BT cihazları istilasına direnme hatasına düşmektedir. Öyleyse, Tüketici Uyarlamasını bir rekabet avantajına döndürmek için, bir şirket açısından en iyi çözümler ve uygulamalar nelerdir?

Bir: Bir planınız olsun. Tüketici Uyarlamasına yönelik stratejik bir yaklaşım belirleyin ve tüm organizasyonu kapsayacak bir plan geliştirin. BT bunu tek başına yapamaz ve yöneticileri, iş kolu sahiplerini (pazarlama, satış, İK, ürün geliştirme) olduğu kadar müşterileri, ortakları ve şirket içerisinde teknolojileri erken benimseyenleri de bu sürece dahil etmek zorunda kalacaktır. Yeni tüketici teknolojisini benimsemeyi planlarken, BT yöneticileri hangi cihazları ve uygulamaları beğendiklerini ve iş faaliyetlerinde neleri faydalı bulduklarını öğrenmek için, en yenilikçi kullanıcılar arasında anket yapmalıdır. Bu şekilde, BT departmanı BT görüşlerini tabana zorla kabul ettirmek yerine, kullanıcıların deneyimlerinden faydalanacaktır.

İki: Evet deyin – ama her şeye ya da herkese değil. Hangi cihaz ve uygulamaların kurumsal standart (BT tarafından tam desteklenen) olarak kabul edildiğini, tolere edildiğini (kullanıcı ile birlikte ortak desteklendiğini) ve karşı çıkıldığını (tamamen kullanıcı sorumluluğunda) açıkça tanımlayan bir ilkeler seti geliştirin. Buna ek olarak, BT rol, iş kolu ve konum gibi ilgili niteliklere dayalı olarak, küresel iş gücünün profilini çıkarmalıdır. Ve BT departmanı bundan sonra teknolojileri kullanıcı profilleri ile eşleştirmeli ve her bir kesişim noktası için SLA’lar tanımlamalıdır.

Üç: Doğru altyapıyı kullanın. Kurum içinde özellikle tüketici teknolojisini koruyacak ve yönetecek şekilde tasarlanmış, uygun BT araçlarını kullanın. Bazı çözümlerin belirli ürün segmentleri genelinde zaten kullanılıyor olmasına karşın, tek bir satıcının tüm platformların tüm işlevsel gereksinimlerini kapsayan tek bir çözüm sağlayamayacağını unutmayın. Satıcılar başlangıçta yan ürün segmentleri için geliştirilen çözümlerle Tüketici Uyarlaması alanına girdikçe, birçok çözüm örtüşen asıl işlevselliği sunma eğilimi göstermekte ve tüm tüketici teknolojilerinin korunması ve yönetilmesinde hayati önem taşıyan platformlar arası desteği sunmamaktadır. Bu nedenle, BT’nin farklı ürün kategorilerindeki birden fazla teklifi entegre etmesi gerekecektir: Internet içerik güvenliği için güvenlik çözümleri, mobil kötü niyetli yazılımlara karşı koruma ve mobil veri koruması, sistem yetkilendirmesi ve uygulama yönetimi için Mobil Cihaz Yönetimi araçları ve ses ve veri hizmetlerinin satın alma, destek ve maliyet kontrol için Telekom Giderleri Yönetimi sağlayıcıları.

Sonuç olarak, sahip olduğu iş potansiyelini açığa çıkarmak için, organizasyonların tüketici uyarlamasını benimsemeleri gerekmektedir. Bu stratejik bir yaklaşım, esnek ilkeler ve uygun güvenlik ve yönetim araçları gerektirir.

Bu stratejinin şirketinizde işe yaradığına şahit oldunuz mu? Hiç mi? Bana haber verin. Buraya bir yorum bırakın.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir